aya-kapadokya-logo-white-0100
aya-kapadokya-hearth-deluxe-suite-spacer-0000
Yuva | Sabah Güneşi Sıcaklığında
Doğu’ya, direkt olarak güneşin doğuşuna bakan cephede AYA’nın en sıcağı: Yuva.

Vadinin karşısındaki küçük tepenin ardından doğan güneşin ilk ışıklarını AYA’da Yuva karşılar. Birbirine bağlı iki kemerli odadan oluşan Yuva, orijinal köşk üyeleri tarafından yatak odası ve salon olarak kullanılan odalardan biridir. Ancak Yuva adı, odanın içindeki ocak zemininde gömülü olarak bulunan ocak taşından yola çıkarak verilmiştir. Odadaki közler, en soğuk günlerde bile Yuva’nın sıcacık kalmasını sağlar.

REZERVASYON

 
 

aya-kapadokya-hearth-deluxe-suite-spacer-gallery-0000

 
 

aya-kapadokya-arch-deluxe-room-icon-spacer-amenities-0001
Kolaylıklar
Yuva, cömertçe şekillendirilmiş 33 metrekare içinde geniş bir oturma odası, ayrı bir yatak odası ve lüks bir oda içi banyoyu barındırıyor. Süit, yapı genelinde bulunan en güzel mimari örneklerden bazılarına da ev sahipliği yapıyor. Büyük kemerli çatılar, incelikle boyanmış duvarlar ve taşa oyulmuş orijinal heykel hücreleri odayı kendine has bir yaşam alanı haline getiriyor. Yuva, eşsiz bir vadi manzarasına karşı güneşin sıcacık ilk ışıklarıyla uyanmak isteyen misafirlerini bekliyor.

KOLAYLIKLAR

 
 

aya-kapadokya-rooms-spacer-0000
Odalar
Anadolu Rum mimarisinin en güzel örneklerinden biri; AYA Kapadokya. 

Kaya oluşumları, mağara yerleşkeleri ve tarihi yerleşim yerlerine ev sahipliği yapan antik vadiye tepeden bakan bir yamaç üzerine kurulu bu zarif ve şık 19. Yüzyıl köşkü, hassasiyet, sadakat ve sevgi ile orijinal halinde restore edilmiştir. Geçtiğimiz yüzyıllarda ruhban sınıfına mensup bir Rum aile tarafından köşk olarak kullanılmış tarihi yerleşke, bölgede “Papaz’ın Evi” olarak biliniyor. Papaz’ın Evi’nin 12 odalı butik bir otel olarak restore edilmesiyle hayat bulan AYA misafirlerini, özenle ve orijinal kullanım amaçlarına sadık kalarak tasarlanmış odalarında ağırlıyor.

ODALAR

 
 

Konumumuz
Antik vadiye tepeden bakan yamaçlardan biri üzerine kurulu AYA, Ürgüp’ün Karağandere Mahallesinin simgesi haline gelmiştir. Kapadokya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olmanın yanı sıra bu vadi, tam ortasından geçen dere sayesinde ilk mağara yerleşkelerine ve tarım alanlarına da ev sahipliği yapmıştır. Köşkler ve şaşalı evlerle dolu olan mahalle, 19. Yüzyılda yüksek statü sahibi Rum ailelerin yaşadığı sanat ve lüks bölgesi haline gelmiştir. Ancak yapıların çoğu sonraki yüzyıllarda ayakta kalmayı başaramamış, bunun sonucunda bölge, modern çağlara antik bir alan olarak ulaşmıştır. Günümüzde yapılan restorasyonlar ve kalabalıklaşan nüfus sayesinde bölge yeniden canlanmaktadır. Tarih boyunca üst üste eklenen antik katmanlar ile hiç modern yapı olmaması sayesinde bu bölge, orijinal Kapadokya deneyiminin tadını çıkartmak için ideal noktalardan biridir.

DEVAMI

 
 

İLETİŞİM