aya-kapadokya-logo-white-0100
aya-kapadokya-equestrian-superior-suite-spacer-0000
Atlı | Binicinin Durağı
Kapadokya, görkemli atların diyarıdır. Yüzyıllar boyunca biniciler yabani atları yakalamış, vadileri ve dağları bu atlarla geçmiş, bu dayanıklı ve muhteşem canavarların ününü tüm dünyaya yaymışlardır. Böylece Kapadokya sakinleri, paha biçilemez atlarını kendilerine yakın tutmaya karar vermişlerdir. Her evin kendine ait bir ahırı olması geçmiş dönemde Kapadokya sakinleri için bir kural haline gelmiştir. Atlı Süiti ise AYA’nın ana ahırı olarak kullanılmış.

REZERVASYON

 
 

aya-kapadokya-equestrian-superior-suite-spacer-gallery-0000

 
 

aya-kapadokya-arch-deluxe-room-icon-spacer-amenities-0001
Kolaylıklar
Bu geniş 43 metrekarelik mağaranın içinde el işçiliği ile oyularak yapılmış bir tünel ile birbirine bağlanan bir oturma odası, bir yatak odası ve bir oda içi banyo bulunuyor. Bu oda, özenle boyanmış duvarlar ve el oyması heykel hücreleri de dahil AYA’da bulunabilecek en güzel mimari ve doğal elementlerden birkaçına ev sahipliği yapıyor. Odadaki orijinal süslemeler ve modern dekorasyonun tamamında, Kapadokya vadilerinde yapılan yorucu sürüşlerin ardından dinlenmenize yardımcı olacak binicilik motiflerini bulabilirsiniz.

KOLAYLIKLAR

 
 

aya-kapadokya-rooms-spacer-0000
Odalar
Anadolu Rum mimarisinin en güzel örneklerinden biri; AYA Kapadokya. 

Kaya oluşumları, mağara yerleşkeleri ve tarihi yerleşim yerlerine ev sahipliği yapan antik vadiye tepeden bakan bir yamaç üzerine kurulu bu zarif ve şık 19. Yüzyıl köşkü, hassasiyet, sadakat ve sevgi ile orijinal halinde restore edilmiştir. Geçtiğimiz yüzyıllarda ruhban sınıfına mensup bir Rum aile tarafından köşk olarak kullanılmış tarihi yerleşke, bölgede “Papaz’ın Evi” olarak biliniyor. Papaz’ın Evi’nin 12 odalı butik bir otel olarak restore edilmesiyle hayat bulan AYA misafirlerini, özenle ve orijinal kullanım amaçlarına sadık kalarak tasarlanmış odalarında ağırlıyor.

ODALAR

 
 

Konumumuz
Antik vadiye tepeden bakan yamaçlardan biri üzerine kurulu AYA, Ürgüp’ün Karağandere Mahallesinin simgesi haline gelmiştir. Kapadokya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olmanın yanı sıra bu vadi, tam ortasından geçen dere sayesinde ilk mağara yerleşkelerine ve tarım alanlarına da ev sahipliği yapmıştır. Köşkler ve şaşalı evlerle dolu olan mahalle, 19. Yüzyılda yüksek statü sahibi Rum ailelerin yaşadığı sanat ve lüks bölgesi haline gelmiştir. Ancak yapıların çoğu sonraki yüzyıllarda ayakta kalmayı başaramamış, bunun sonucunda bölge, modern çağlara antik bir alan olarak ulaşmıştır. Günümüzde yapılan restorasyonlar ve kalabalıklaşan nüfus sayesinde bölge yeniden canlanmaktadır. Tarih boyunca üst üste eklenen antik katmanlar ile hiç modern yapı olmaması sayesinde bu bölge, orijinal Kapadokya deneyiminin tadını çıkartmak için ideal noktalardan biridir.

DEVAMI

 
 

İLETİŞİM